Hallac-ı Mansur

Erol Akyavaş, 1932-1999

Hallac-ı Mansur, 1987

1932 yılında Ankara’da doğan Erol Akyavaş, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bırakarak, İstanbul’da Güzel Sanatlar Akademisi’nde Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun atölyesinde misafir öğrenci olarak ders alır ve sergilere katılır. Floransa Güzel Sanatlar Akademisi’nde yaz dönemi çalışmalarına katılır. Paris’te André Lhote ve Fernand Léger ile çalışır. 1954-60 yılları arasında Estetik ve Sanat Felsefesi okumak için gittiği ABD’nin Chicago kentindeki Illinois Institute of Technology’de Mies van der Rohe’den mimarlık eğitimi görür. İlk çalışmalarını Eero Saarinen’in bürosunda gerçekleştiren Akyavaş, sanatsal üretimlerine aralıksız devam eder. Bir süre mimarlık alanında çalıştıktan sonra teoride ve uygulamada aradığını bulamadığını düşündüğü bu alanı bırakmaya karar verir.

Türkiye sanatında İslami düşünce geleneğini tasavvufi bir yönelimle çalışmalarına aktaran Erol Akyavaş, Batı akılcılığı ile Doğulu dünya görüşü arasında kendine özgü sentez geliştiren nadir sanatçılardandır. 1960’lı yıllardan itibaren dinsel simgeler kullanan sanatçı, kaligrafik yazıyı, minyatürlerdeki kent ve mimari formları, dinî hikâyeleri, Kerbela, Hallac-ı Mansur, Miraçname, Enel Hak dizilerinde işler. Sanatçı ayrıca “elif”, “lam elif”, “vav” harf ve sözcüklerini modern bir dille yorumlar. “Hallac-ı Mansur” serisinden bir örnekte sanatçı, resmin neredeyse tüm yüzeyini kaplayan bir vav harfi boyar. Vav harfi, tasavvuf düşüncesinde yaratan ile yaratılan arasındaki ilişkiyi simgeler. Akyavaş, yazının okunurluğunu değil, simgesel değer ve anlamını ön plana çıkarmaya çalışır. Sanatçı, bu yorumu ile 9. ve 10. yüzyıllarda yaşamış İranlı sufi Hallac-ı Mansur’un insan-evren-tanrı birliği fikrini bir harfle sembolize etmek ister.

Sanatçı, çalışmalarının özünü güzel ve güzele ait olanı keşfetme süreci olarak tanımlar. İslami düşünce geleneğinde var olan “görünenin ardındaki güzelliği” keşfetme, değişenin ardındaki değişmeyene ulaşma arzusunu çalışmalarının çıkış noktası olarak gören Akyavaş, bu yaklaşımı ile sanatının Batıni yönüne de vurgu yapar. Erol Akyavaş, Matrakçı Nasuh’un minyatürlerinden hareketle gerçekleştirdiği çalışmalarında ise minyatür sanatının gerçekliği stilize eden yaklaşımını modern sanatın geometrik dili ile yeniden icra eder. Kent kurgularını farklı perspektif düzenleri ile labirentlere dönüştüren sanatçı, minyatür sanatında var olan stilize doğa tasvirlerini de yeni bir bakışla yeniden yorumlar.

Yapıtın Türü

Resim

Teknik

Tuval üzerine karışık teknik

Ölçüler

207 x 150 cm

Koleksiyon

Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu

İstanbul Modern Sanat Müzesi / Uzun süreli ödünç