Genç yaşlarından itibaren kendisini resimle ifade etmeyi yaşantısının eksenine oturtan F. Tülin, sanat eğitimini yurtdışında kaldığı yıllarda Londra, Berlin ve Paris gibi şehirlerde sürdürür. En önemli niteliği etkilerden uzak, kendi özgün üslubunu yaratması olan sanatçının resminin ana konusu, organik nesneler ve insan gövdesidir. F. Tülin soyutla somut arası gelgitli bir çizgide yol alan form kaygılarını yapıtlarının esas ilgi odağına oturtur.
Sanatçı, insan gövdesi, şeftali çekirdeği, zencefil kökü, sebzeler ve meyveler gibi organik formları çoğunlukla doğal ölçülerinin ötesine taşır, yeri geldiğinde devleştirir. Resimsel yöntem olarak ise, onları içerisinde kaybolabilecekleri bir boşluğun ara katlarına yerleştirir. Bu boşluk, onun için, tuval yüzeyinde olduğunu varsaydığı ve keşfetmekten çekinmediği, zamansız ve mekânsız bir bölgedir. Sanatçı, ilk günden itibaren çalışmalarında somut olan ile göreceli olarak soyut olanın yerlerini değiştirerek, gerçeği yıkmaya ve bu yolla alışılmış görme ve algılama biçimlerine karşı durmaya çalışır. Tülin, gövde veya natürmort çalışmalarında, bildiğimizi zannettiğimiz formları başka bir açıdan bize sunarak alıştığımız güzellik algısını bozar.
Resim
Tuval üzerine yağlıboya
120 x 160 cm
Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı Koleksiyonu
İstanbul Modern Sanat Müzesi / Uzun süreli ödünç