Nur Koçak, fotoğrafın belgelediği gerçekliği tuvale olduğu gibi ve yorumsuz aktarmayı amaç edinen foto-gerçekçi üslubun Türkiye’deki öncülerinden biridir. Ressam Turgut Zaim’den aldığı derslerin ardından eğitimine ABD’de devam eden sanatçı, 1960 yılında Türkiye’ye dönerek Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde Cemal Tollu, Neşet Günal ve Adnan Çoker gibi isimlerle çalışır.
1970’li yıllarda başladığı “Fetiş Nesneler/Nesne Kadınlar” adlı serisi, tüketim toplumunun kadın bedeni ve cinselliğe yaklaşımını eleştirdiği bir döneme denk gelir. Bu dönemde Koçak, kadın bedenini süslemek için kullanılan parfüm, oje, ruj, dantel ve iç çamaşırları gibi nesneleri sıkça kompozisyonlarına konu edinir. İlerleyen süreçte daha çok toplumsal ve ailevi değerlere dikkat çeken çalışmalar üretir.
Türkiye’nin ilk sinema yıldızı Cahide Sonku’nun kişisel yaşam öyküsünden yola çıkan “Cahide’nin Öyküsü” serisi de bu çalışma biçimine iyi bir örnek oluşturur. Sinema ve tiyatro alanlarında 1930’lu yılların başından itibaren önemli çalışmalar gerçekleştiren Sonku’nun portreleri, “önce” ve “sonra” olarak iki ayrı gruba ayrılır. “Önce” grubunda bulunan resimlerde tebessüm eden, gülen ve güzelliği ile kendinden emin görünen bir Cahide Sonku vardır; “sonra” gruplamasındaysa yorgun, endişeli ve yıpranmış bir kadın modeli ön plandadır. Bu tezatlık, kadın imgesinin görsel kültürde tüketilebilir bir yapı kazanmasını belgeler niteliktedir.
Resim
Tuval üzerine akrilik
her biri 70 x 50 cm
Oya – Bülent Eczacıbaşı Koleksiyonu
İstanbul Modern Sanat Müzesi / Uzun süreli ödünç