AAAHH BELİNDA!.., 1986
Türkiye | 35mm, Renkli, 100’ | Türkçe
Yönetmen: Atıf Yılmaz
Oyuncular: Müjde Ar, Macit Koper, Yılmaz Zafer, Güzin Özipek
CAZİBE HANIMIN GÜNDÜZ DÜŞLERİ, 1992
Türkiye | 35mm, Renkli, 105’ | Türkçe
Yönetmen: İrfan Tözüm
Oyuncular: Hale Soygazi, Uğur Polat, Macit Koper, Suna Selen, Halil Ergün, Nüvit Özdoğru
Aaahh Belinda da, Cazibe Hanım’ın Gündüz Düşleri de Yeşilçam’ın fanteziyle imtihanından geçebilecek az sayıda filmden biri olurdu. Sıradan hayatın akışı içinde bunalırken bir farklılık aramak, ona yaklaşınca da ürküp kaçmak iki filmin de ana teması. Cazibe Hanım kendini kapana kısılmış gibi hissediyor. Bakmak zorunda olduğu yaşlı annesi içini daraltıyor, ondan hoşlanan amcası basiretsizlik örneği sergiliyor. Cazibe Hanım lise yıllarından beri unutamadığı Kürşat ile kaçamak yapmanın fantezisini kuruyor; ancak Kürşat didaktik bir tavırla Cazibe’nin hayallerini sonuna kadar gerçekleştirmesini, yoksa düşlerinde yarattığı sevgilisini kaybedeceğini hatırlatıyor. Aaahh Belinda’da ise şampuan reklamında oynayacağı ev kadını Naciye Hanım karakteriyle özdeşleşme fikri Serap’ı tiksindiriyor. Hayat boyu mesafeyle baktığı, döneminin popüler betimlemesiyle “feodal ilişkiler”den, geleneksel ailelerin küçük dünyalarından, komşuluktan, kasabalılıktan uzak durmak istiyor o; farklılığını kaybetmekten korkuyor. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi solcu arkadaşları onu reklam çekip kendini satmakla suçluyor.
Her iki durumda da, sosyal gerçeklik ve fantezi iç içe geçiyor; “gerçek” Kürşat’la tesadüfen karşılaşıp onunla beraber olunca Cazibe’nin onca zamandır kurduğu düşler kısa devreye uğruyor. Serap ise Alacakaranlık Kuşağı örneği içine hapsolduğu şampuan reklamı dünyasından kaçıp eski tiyatrosunda iş buluyor; ancak babaanne yaşadığımız günlere rezonans yaparcasına “Tiyatroya nasıl girileceğini sizden öğrenecek değiliz!” diyerek provayı basıyor.
Belki de birileri bu iki filmi fanteziyle imtihanlarında sınıfta bırakırdı; çünkü her ikisi de Belle de jour veya Lost Highway-vari birer fantezi filmi olmaktan ziyade, sosyal gerçeklik üzerine kurulu filmler. Fantezi dünyasına girişler ve çıkışlar toplumsal gerçeklikten kopuşun altını mümkün olabilecek en net çizgilerle çizebilmeye hizmet ediyor. Gene de bu iki sıra dışı film, hiçbir şey olmasa da Türk sinemasının fantezi türüyle barışık olup olmadığı gibi (son derece kapsamlı) bir soruyu gündeme getiriyor. -Selim Eyüboğlu