Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım
6–11 Ekim 2026

Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım

İstanbul Modern ve Estée Lauder Companies Türkiye işbirliğinde geliştirilen “Sanattan İlhamla: Sarılarak Saralım”, üretimlerinde yaşam deneyimlerini, yaratıcılığı ve sanatın yaşamla kurduğu dönüştürücü ilişkiyi görünür kılan kadın sanatçılardan yola çıkıyor. Sanat tarihine iz bırakan ve günümüz sanatına yön veren sanatçılar ve yapıtları aracılığıyla katılımcıları farklı bakış açılarıyla buluşturan program, sanatın paylaşım, farkındalık ve yaratıcı ifade alanlarından ilham alıyor.

Estée Lauder Companies Türkiye’nin Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yürüttüğü “Sarılarak Saralım” kampanyasından hareketle hazırlanan program, sanatın insanın iyi olma hâlini destekleyen ve yaşam deneyimlerine yeni bakış açıları kazandıran gücünü odağına alıyor. Bir hafta boyunca gerçekleştirilen etkinlikler, katılımcıları sanat aracılığıyla bir araya getirmeyi ve ortak deneyimler etrafında buluşturmayı amaçlıyor.

Katılımcı sanat deneyimi, atölye çalışmaları, özel sergi turları, sanatçı söyleşisi ve seminerlerden oluşan program; kadın sanatçıların yaşam öykülerini ve üretim pratiklerini ele alan etkinlikler sunuyor. Dayanıklılık, dönüşüm ve güçlenme temaları üzerine düşünmeye alan açarken katılımcıları ortak bir sanat deneyiminin parçası olmaya davet ediyor.

Katılımcı Sanat Deneyimi

6–11 Ekim 2026, 13.00–17.00
Müze Dış Etkinlik Alanı (Kemankeş Açık Alan)

Programın merkezinde, çağdaş sanatçı Sabire Susuz tarafından tasarlanan ve ziyaretçilerin katkılarıyla şekillenen katılımcı bir sanat deneyimi yer alıyor. Kolektif hafıza ve aidiyet temaları üzerine çalışan sanatçı, bireysel ifadeleri ortak bir anlatının parçasına dönüştüren bir yerleştirme kurguluyor. İstanbul Modern'in dış alanında kurulacak çalışma, meme kanseri farkındalığının simgesi olan pembe kurdeleyi çağdaş sanatın ifade olanaklarıyla yeniden ele alıyor. Yerleştirmenin odağında, mekânın üzerinde yükselen X formunda bir konstrüksiyon bulunuyor. Ziyaretçilerin katkılarıyla program boyunca gelişen yapı, süreç içinde değişen bir sanat yapıtına dönüşüyor.

Katılımcılar, her gün müze uzmanlarının rehberliğinde kendileri için hazırlanan pembe kurdeleler üzerine kolaj uyguluyor, çizim yapıyor ya da kısa notlar bırakıyor. Bu bireysel katkılar bir araya gelerek ortak bir görsel anlatı oluşturuyor. Bir hafta boyunca müzenin dış alanında rüzgârla hareket ederek sergilenen çalışma, değişen görünümüyle yalnızca programa katılanlara değil tüm ziyaretçilere ilham veriyor.

Özel Sergi Turları

6–10 Ekim 2026, 14.00–14.45

İstanbul Modern’in “Aynı Mavinin Altında” adlı yeni koleksiyon sergisinde yapıtları yer alan kadın sanatçılara odaklanan bu özel tur, katılımcıları sanatçıların yaşam öyküleri ile sanatsal üretimleri arasındaki ilişkiyi keşfetmeye davet ediyor. Tur boyunca ele alınan yapıtlar, yaratıcılık, dayanıklılık ve dönüşüm temalarına farklı perspektiflerden yaklaşma olanağı sunarken, kadın sanatçıların farklı dönemlerde geliştirdikleri ifade biçimlerini birlikte değerlendirme fırsatı sunuyor.

Atölye Çalışmaları

Program kapsamında gerçekleştirilen atölyeler, katılımcıları beden, ses ve ritim aracılığıyla farklı deneyim alanlarıyla buluşturuyor. Hareket, nefes, dinleme ve birlikte üretme pratiklerinden yararlanan çalışmalar; kişinin kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişki üzerine düşünmesine, duyusal farkındalığını geliştirmesine ve yaratıcı ifade biçimlerini keşfetmesine alan açıyor.

Prof. Tuğçe Ulugün Tuna ile “Duyumsama ve Kinestetik Farkındalık”

7 Ekim 2026, 15.00–16.00
Müze Dış Etkinlik Alanı (Kemankeş Açık Alan)

11 Ekim 2026, 13.30–14.30
Müze Etkinlik Odası

Ödüllü koreograf, çağdaş dans sanatçısı ve akademisyen Prof. Tuğçe Ulugün Tuna yürütücülüğünde gerçekleştirilen atölye, beden ve zihin arasındaki ilişkiyi kinestetik farkındalık ekseninde ele alıyor. Katılımcıları bedensel duyumlarını keşfetmeye davet eden çalışma, bedeni yalnızca fiziksel bir yapı olarak değil, yaşam deneyimlerinin izlerini taşıyan bütüncül bir alan olarak değerlendiriyor. Hareket, algı ve farkındalık üzerine odaklanan atölye, beden biliş ilişkisini deneyimlemeye ve bedenle kurulan bağı güçlendirmeye yönelik uygulamalar içeriyor.

Asena Akan ile “Kendini Akort Etmek”

10 Ekim 2026, 15.30–16.30
Müze Etkinlik Odası

Caz müzisyeni ve eğitmen Asena Akan'ın yürütücülüğünde gerçekleştirilen atölye, sesi bir ifade, paylaşım ve birlikte üretim aracı olarak ele alıyor. Nefes, ses ve titreşim temelli uygulamalar aracılığıyla katılımcılar kendi seslerini keşfederken bireysel ifadelerin ortak bir deneyime nasıl dönüşebileceğini araştırıyor. Dinleme, eşlik etme ve birlikte üretme pratiklerinden beslenen çalışma, sesin insanlar arasında bağ kuran, paylaşımı güçlendiren ve iyi olma hâlini destekleyen yönlerine odaklanıyor. Atölye, katılımcılara kendi sesleriyle ilişki kurabilecekleri ve kolektif bir deneyimin parçası olabilecekleri yaratıcı bir alan sunuyor.

Hilal Özcan ile “Ritimle Yenilenmek”

11 Ekim 2026, 15.30–16.30
Müze Etkinlik Odası

Müzisyen Hilal Özcan yürütücülüğünde gerçekleştirilen atölye, yaşamın içinde var olan ritmi fark etmeye ve onunla yeniden bağ kurmaya davet ediyor. Gündelik yaşamın içinde hareketlerimize, karşılaşmalarımıza ve birlikte olma deneyimlerimize eşlik eden ritim, atölyenin araştırma alanını oluşturuyor. Bireysel ve grup uygulamalarından oluşan çalışma, katılımcıların ritim aracılığıyla kendileriyle, çevreleriyle ve birbirleriyle kurdukları ilişkiyi keşfetmelerine olanak tanıyor. Perküsyon çalgıları eşliğinde gerçekleşen dinleme, eşlik etme ve birlikte üretme pratiklerinden beslenen atölye, katılımcıları kendi ritimlerini fark etmeye, başkalarının ritimleriyle karşılaşmaya ve birlikte yeni uyumlar geliştirmeye çağırıyor. Herhangi bir ön bilgi veya deneyim gerektirmeyen çalışmaya ritim ve perküsyona ilgi duyan herkes katılabiliyor.

Söyleşi ve Seminer Programı

Kadın sanatçıların üretim pratikleri, sanat tarihindeki öncü rolleri ve birlikte çalışma modellerine odaklanan söyleşi ve seminer programı, sanatın toplumsal ve kültürel etkilerini farklı perspektiflerden ele alıyor.

Sabire Susuz ile “İyi Olma Hali için Sanat” Söyleşisi

6 Ekim 2026, 15.00–16.00
 İstanbul Modern Oditoryum

Çağdaş sanatçı Sabire Susuz'un katılımıyla gerçekleştirilen söyleşi, sanatçının bireysel ve ortak deneyimlerden beslenen üretim pratiğine odaklanıyor. Katılımcılar, program kapsamında hayata geçirilen yerleştirmenin çıkış noktalarını ve yaratım sürecini sanatçıdan dinlerken sanatın paylaşım, aidiyet ve karşılaşma alanları yaratma potansiyeli üzerine düşünme fırsatı buluyor. Söyleşi, sanatın bireysel ve toplumsal iyi olma hâlini destekleyen, insanları bir araya getiren ve ortak deneyimler etrafında buluşturan yönlerini ele alıyor.

Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün ile “Birlikte Güçlenmek: Sanatta Kadın Hareketleri ve Kolektifler” Semineri

8 Ekim 2026, 15.00–16.00
İstanbul Modern Oditoryum

Kadın sanatçıların sanat tarihinde oluşturdukları dayanışma ağları, kolektif üretim modelleri ve feminist sanat hareketlerine odaklanan seminer, birlikte üretmenin ve dayanışmanın sanatsal ve toplumsal etkilerini ele alıyor.

Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün ile “Sanat Tarihinin Öncü Kadınları” Semineri

9 Ekim 2026, 15.00–16.00
İstanbul Modern Oditoryum

Rönesans'tan günümüze uzanan süreçte sanat tarihine yön veren kadın sanatçıların yaşamlarına ve üretimlerine odaklanan seminer, Frida Kahlo, Louise Bourgeois, Yayoi Kusama ve diğer öncü sanatçıların kişisel deneyimlerini, yaşam mücadelelerini ve bunların sanatsal üretimlerine yansımalarını ele alıyor. Farklı dönem ve koşullarda karşılaştıkları zorlukları yaratıcı ifade biçimlerine dönüştüren sanatçıların hikâyeleri üzerinden seminer, sanatın dayanıklılık, dönüşüm ve güçlenme potansiyelini tartışmaya açıyor.